Borçlu Ve Alacaklı Açısından Konkordatonun Vergisel Değerlendirmesi Ve Bağımsız Denetçi Raporu

Şirketler son dönemde kur artışlarının da etkisi ile dövizli borçlarını ödemekte güçlük çekmekte olup, bu krizden çıkış yolu olarak da konkordatonun uygulandığı görülmektedir. Konkordato süreci borçlu şirketlerin ticarete devam edip konkordato şartlarına uygun şekilde ödemelerini yapmasına imkân sağlamaktadır. Böylece konkordato yöntemi kullanılarak şirketler hem borç sarmalından ve alacaklılardan bir süre için kurtulabilmekte hem de iflas durumundan çıkabilmektedir.

Konkordato borçlu açısından değerlendirildiği gibi alacaklı şirketleri de etkilemektedir. Yazımızda hem borçlunun hem de alacaklının durumu değerlendirilmeye çalışılacaktır.

 

1. Korkordato Nedir?

 

2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 285 ila 309 maddelerinde düzenlenen konkordato; borçların yeniden yapılandırılması suretiyle iflasa tabi borçluların mali durumunun düzeltilerek iflastan kurtulmasını, diğer borçluların ise mali durumunun düzeltilmesini amaçlayan, alacaklıların da belirli bir tenzilatla veya vadede alacağına kavuşmasını sağlayan ve mahkemenin tasdikiyle taraflar açısından bağlayıcı hale gelen bir anlaşmadır. Kısaca konkordato, ödeme kabiliyeti azalan bir borçlunun alacaklıları ile anlaşmak suretiyle borcundan kısmen kurtulmasıdır. Konkordatonun hüküm ifade edebilmesi için alacaklının borçlunun hazırladığı teklifi kabul etmesi gerekir.  

Konkordato müessesesi 4 farklı şekilde oluşabilir;

  • Adi Konkordato,
  • İflastan Sonra Konkordato,
  • Mal Varlığının Terki Suretiyle Konkordato,
  • Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması.

Konkordato süresi içinde rehinli alacaklar hariç olmak üzere, borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamamakta ve daha önce başlamış olan takipler durmaktadır. Konkordatonun mahkemece onaylanması halinde, kabul edilen konkordato şartları konkordatoyu kabul eden veya etmeyen herkes için (rehinli alacakların rehinle sağlanan alacakları ve Devletin kamu hukukundan doğan alacakları hariç olmak üzere) zorunludur.

 

2. Vergi Usul Kanunu’nda Konkordato

Konkordato uygulamasının alacaklı ve borçlu bakımından bazı vergisel sonuçları doğmaktadır. Bu uygulama ile alacaklılar alacaklarının bir kısmından vazgeçmekte, borçlu ise borcunun bir bölümünü ödememektedir. Bu durum borçlunun ve alacaklının kayıtlarının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesini gerektirmektedir.

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Değersiz Alacaklar başlıklı 322’nci maddesinde ve Vazgeçilen Alacaklar başlıklı 324’ncü maddesinde konu düzenlenmiştir.

Vazgeçilen Alacaklar

Madde 324

 

Konkordato veya sulh yoliyle alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlıyarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına naklolunur.

 

Değersiz Alacaklar

Madde 322

 

Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmıyan alacaklar değersiz alacaktır.

Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.”

 

Konkordato uygulaması ile vazgeçilen alacaklar, alacaklı yönünden değersiz alacak olmaktadır. (İVDB 11.05.2017 tarih ve 11395140-105[VUK-1-20178]-129208 sayılı özelge) Borçlu yönünden ise VUK'un 324'üncü maddesine göre vazgeçilen alacaklar kapsamında değerlendirilmelidir. Buna göre; konkordato halinde bu tutar borçlunun defterinde özel bir karşılık hesabına alınmalı, özkaynaklarda fon hesabına alınan bu tutar, üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr olarak değerlendirilmelidir.

Vazgeçilen alacak için ayrılan karşılığın süreli olması nedeniyle, 24/04/2017 tarih B.07.1.GİB.4.38.15.01-125[9-2016/20-297]-15708 Sayılı özelgede de belirtildiği üzere; üç yıl içinde olmak koşuluyla, vazgeçilen alacak tutarının ticari bilanço zararına ilaveler ile zarar olsa dahi indirilecek indirim ve istisnaların da dikkate alınması suretiyle hesaplanması gereken zarar tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir. Üç yıllık sürenin (alacaktan vazgeçildiği yıl ve sonraki iki yılda              -toplam üç yıl- doğacak zararla itfasının sağlanması) sonunda tamamen veya kısmen itfa edilemeyen kısmın üçüncü yılın sonunda kâra aktarılarak vergilendirilmesi gerekir.

Konuyu bir örnekle izah etmek gerekirse;

Şato A.Ş., Konkor A.Ş.’den olan 300.000 TL’lik alacağını 22.01.2018 tarihli konkordato anlaşması ile almaktan vazgeçmiştir.

Konkor A.Ş.'nin yıllar itibariyle kar/zarar durumu şu şekildedir;

 

Yıllar

Tutar

Kar/Zarar

2018

(150.000)

Zarar

2019

20.000

Kar

2020

(80.000)

Zarar

 

Konkordato anlaşması ile alınmasından vazgeçilen alacak tutan olan 300.000 TL, alacaklı Şato A.Ş. için VUK 322’nci madde hükümlerine göre değersiz alacak mahiyetinde olup, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilecektir.

Konkor A.Ş. açısından bu tutar ödenmeyecek borç olup, VUK’un 324'üncü maddesine göre karşılık ayrılarak üç yıl süre ile pasifte fon hesaplarında bekletilmesi gerekmektedir. Konkor A.Ş. bu üç yıl içinde;

2018 yılında 150.000 TL zarar ettiğinden fondaki tutardan mahsup edecektir ve zarar beyan etmeyecektir. 2019 yılında kar elde ettiği için uygulama yapmayacaktır. 2020 yılında 80.000 TL zarar ettiğinden bu tutarı da fondan mahsup edecektir. 2020 yılı 3 yıllık sürenin son dönemi olduğundan kalan (300.000 - 150.000 – 80.000=) 70.000 TL 2020 yılı dönem kazancına ilave edilecektir.

 

3. Konkordato Sürecinde Finansal Analiz Raporu ve Bağımsız Denetim

 

15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile konkordato sürecinde değişiklikler yapılmıştır.

İcra ve İflâs Kanunu’nun 286’ncı maddesinde 7101 sayılı Kanunla yapılan değişlik ile konkordato başvuru sürecinde bağımsız denetim kuruluşu tarafından finansal analiz raporlarının hazırlanması zorunlu kılınmıştır. İcra ve İflâs Kanunu’nun 286’ncı maddesi şu şekildedir;

 

“MADDE 286- Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler.

 

a)    Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.

b)    Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile  elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.

c)    Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.

d)    Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.

e)    Sermaye Piyasası Kurulu veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ile dayanakları. Şu kadar ki bu şart 3/6/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamında küçük işletmeler bakımından uygulanmaz.

 

Bu madde uyarınca sunulan malî tabloların tarihi, başvuru tarihinden en fazla kırk beş gün önce olabilir.

Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.”

 

Kanun metninde 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28’inci maddesi kapsamında küçük işletmeler bakımından finansal analiz şartı uygulanmaz denilmekte olup, küçük işletmeler; “50 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık satış hâsılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 8 milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeler” olarak tanımlanmaktadır.

Bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan finansal analiz raporunda konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin mümkün olduğu yönünde olumlu görüş verilmesi durumunda konkordato işlemleri başlayabilecektir.

 

4. Sonuç

 

Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu sıkıntılı bu süreçte bazı şirketler gerek kur farkları gerekse ekonominin diğer dinamiklerinden kaynaklanan sebeplerle borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmişlerdir. Bu süreçte şirketlerin iflas etmeksizin faaliyetlerine devam etmelerini sağlayabilecek bir yöntem olarak konkordatoya gittikleri gözlenmektedir.

Konkordato hem borçlu hem de alacaklı açısından finansal durumlarını etkileyen bir müessese olması bakımından önem arz etmektedir. Borçlu açısından ödenmeyen borç tutarlarına ilişkin gelir üç yıllık bir süre zarfında ötelenmekte olup, alacaklı açısından ise alacağın kapatıldığı dönemde gider yazma imkanı bulunmaktadır.

Konkordatoya başvuru sürecinde 7101 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu’nda değişiklik yapılmış olup, konkordatonun uygulanmasından önce Bağımsız Denetçi Raporu hazırlanması önem arz etmektedir. Konkordato kararı raporun sonucuna bağlı olarak verilebilecektir.

 

03.10.2018

 

 

 

 

Bu dokümanda yer alan bilgiler genel içeriklidir ve herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin özel durumuna hitap etmemektedir. Sürekli güncel ve doğru bilgi sunumuna özen gösterilmesine karşın bu bilgiler her zaman her durumda doğru olmayabilir. Hiç kimse özel durumuna uygun bir uzman görüşü almaksızın , bu dokümanda yer alan bilgilere dayanarak hareket etmemelidir. Nexia Türkiye ve AS Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş.’ye, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.


© Copyright 2016 As Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır.