GEÇMİŞ DÖNEMLERE İLİŞKİN OLAN DAMGA VERGİLERİ ÖDENDİĞİ DÖNEMDE GİDER YAZILABİLİR Mİ?

GEÇMİŞ DÖNEMLERE İLİŞKİN OLAN DAMGA VERGİLERİ ÖDENDİĞİ DÖNEMDE GİDER YAZILABİLİR Mİ?

Geçmiş dönemlere ilişkin olup, sonraki yıllarda gerek kendiliğinden pişmanlıkla verilen, gerekse vergi incelemeleri sonucunda tarh edilen damga vergilerinin, ödemenin yapıldığı dönemde kurum kazancından indirilip indirilemeyeceği sorun arz etmektedir.

Ülkemizde çeşitli tarihlerde çıkarılan vergi affı yasaları (2011 yılında yayımlan 6111 sayılı kanun, 2016 yılında yayımlanan 6736 sayılı kanun gibi) geriye dönük verilmeyen beyannamelerin verilmesine avantajlı durum yaratmakta olup (daha düşük faizlerle, cezasız), geçmişte beyan edilmesi gerektiği halde beyan edilmeyen damga vergilerinin sonradan beyan edilmesine olanak sağlamaktadır.

Ayrıca şirketlerin geçmiş dönemlerde düzenledikleri sözleşme vb kağıtlara ilişkin ödenmeyen damga vergilerinin sonradan vergi incelemesi sonucu yapılan tarhiyatlar sonucunda ödendiği de görülebilmektedir.

Damga vergilerinin çeşitli şekillerde ödenmesi gerektiği dönemden sonra ödenmesi halinde, bu tutarların ödendiği dönemde kurum kazancından indirip indirilmeyeceği tereddütlere neden olmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinin özelge havuzunda yayımlanan 15.11.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.99.16.02-GVK-40/1-148 sayılı özelge ile 22/08/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.16.16.01-KV-10-60-178 sayılı özelgeler konuya açıklık kazandırmaktadır.

15.11.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.99.16.02-GVK-40/1-148 sayılı özelgede “..geçmiş hesap dönemlerinde imzalanan sözleşmeler ile ilgili olarak 6111 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanılarak tahakkuk ettirilen ve ödemesi yapılan damga vergisi asıllarının, ödendiği yılın kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır…” denilmektedir.

Yine 22/08/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.16.16.01-KV-10-60-178 sayılı özelgede ise “…şirketinizin yurt dışında mukim ortağından kullandığı kredilere ilişkin düzenlenen kredi şözleşmesinde yer alan bedel üzerinden hesaplanan ve  uzlaşma  sonucunda kesinleşen damga vergisi tutarının, ödendiği yılın kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır…” denilmektedir.

Özelgeler incelendiğinde geçmiş döneme ilişkin olan, ancak cari dönemde beyan edilerek ödenen damga vergilerinin ödendiği dönemin kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir.

Ayrıca ticari kazancın tespitinde "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleri geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, işletme ile ilgili olmak şartıyla; bina, arazi, gider, istihlak, damga, belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçların safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği belirtilmiştir.

Bu açıklamalara göre, geçmiş dönemlerinde düzenlenen sözleşme vb kağıtlarla ile ilgili olarak vergi affına niteliği taşıyan 6111 veya 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanılarak veya pişmanlık yada kendiliğinden verilen beyannameler veya geçmişe yönelik olan vergi incelemeleri ile sonradan tahakkuk ettirilen ve ödemesi yapılan damga vergisi asıllarının, ödendiği yılın kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Ancak ödenen pişmanlık zammı, gecikme zammı, gecikme faizi vb ödemelerin gider olarak indirim konusu yapılamayacağı tabidir.

 

 

19.01.2017

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu dokümanda yer alan bilgiler genel içeriklidir ve herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin özel durumuna hitap etmemektedir. Sürekli güncel ve doğru bilgi sunumuna özen gösterilmesine karşın bu bilgiler her zaman her durumda doğru olmayabilir. Hiç kimse özel durumuna uygun bir uzman görüşü almaksızın , bu dokümanda yer alan bilgilere dayanarak hareket etmemelidir. Nexia Türkiye ve AS Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş.’ye, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.


© Copyright 2016 As Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır.